All posts filed under: HER YER

Nisan’da, Toscana’da Bir Akşam Yemeği

Bazı insanların hazırladığı sofralar nasıl sade ancak nasıl lezzetli oluyor. Sanırım asıl güzel olan masa etrafındakiler ve samimi sohbet bizi mutlu eden! Nisan 2019 başında bizler de bir akşam toplandık ve bu lezzetli yemekleri beraber yedik. Toscana’da bakla pişirilmiyor. Böyle masaya taze olarak getiriliyor ve siz içinde tanelerini ayıklayıp yiyorsunuz. Ben de bu sene alıştım ve çok hoşuma gitti, tavsiye ederim. Bir de tüm İtalya sanırım kuşkonmaza hayran, en çok da bu yumurtalı versiyon seviliyor. ben pazardan körpe olanlarını alıyorum, yumurtayla fırında pek lezzetli oluyor. Şarap Dievole tercih ettik, Bolgheri üzümlerinden yapılıyor ve içmesi çok keyifli, en azından benim damak tadıma çok uygun. Bir de Buğra’cığımız bize 2 şarkı söyledi, değmeyin keyfimize 🙂 Sevgilerimle …

Milano Denim PV ve Deniz Sağdıç

İlk ne zaman karşılaştım bilmiyorum ama sevgili Deniz Sağdıç‘ı instagram hesabında gördüğüm kesin. Deniz Hanım denim parçalarından harika eserler yapıyor. Bu sefer Denim by PV Milano’da olunca hemen atladım trene ve Milano’ya gittim. Gitmeden de Deniz Hanım’a mesaj atıp tanışmak istediğimi söyledim. Atmama gerek bile yokmuş, her gelenle bizzat ilgileniyor. Hatta herkese birazcık patchwork yaptırdı. Umarım bir gün Floransa’da sergi açar ve buradakiler onu tanır. Ben hayran kaldım ve başarılırının devamını dilerim. Bir sonraki Denim by PV ise Londra’da 3-4 Aralık 2019’da olacak. 

Yamabahçe – Londra’da Türk Pide Salonu

Alan Yau Yamabahçe’ye pide salonu dediğimi görse kızar mıydı acaba ama bana ne, pide pide salonunda yenir 🙂 Londra dünya mutfakları açısından harika bir yer. İngilizlerin sadece fish and chips’i olduğundan ve böyle bir şehirde bununla gastronomi yürümeyeceğinden dünya mutfaklarından en iyi lokantalar Londra’da bulunabiliyor. İtalya’da yaşayıp pizza yiyorum ama insanın canı şöyle güzel bir lahmacun ve pide de çekmiyor değil! Londra Marlebone’daki Yamabahçe’nin önünden son iki üç ziyaretimde geçtim ama ya sabah ya da akşam yemeği dönüşü oluyordu. Bu sefer dedim gidip yiyeceğim. Çok geç bir saat olmasında rağmen bir güzel pidemi yedim, mutluyum mesudum. Hatta sadece ben değil, İtalyan arkadaşıma da pideyi yedirdim. Yau bu ne lezzetli, İtalya’da yok mu demez mi? Anam İtalya gibi pizza ülkesine pideci mi açalım yani? Ama neden olmasın? Yamabahçe Alan Yau’nun açtığı bir Türk lokantası ve internette #betterpide yani pide daha iyi etiketiyle pideyi dünyaya pazarlamaya çalışıyor. Alan Yau’nun eşi bir de Türk, Jale Erentok ve Wagamama ve Hakkasan gibi lokantaların sahibi de kendisi. Kocaman odun fırını var ve içerdeki pide ustaları Türk, ben çok beğendim ve …

Sılaşara – İstanbul’da Çerkes Mutfağı

Anne tarafımdan Çerkes oldum için hayatım bir çerkes mutfağında geçiyor. Ancak çok basit ve lezzetli olmasına rağmen tabii her gün bu yemekler evde yapılmıyor. Çerkesler Kafkasyanın zor şartlarında, bir kaç malzeme ile çok lezzetli ve basit bir mutfak geliştirmişler. İtalya’da öğrendiğim kadarıyla zaten bir mutfak ne kadar basit olursa bir o kadar lezzetli oluyor. Çerkes pastası mısır ununun su ve tuzla karıştırılıp ekmek yapılmış hali. Bizim favorimiz, yanına da islenmiş çerkes peyniri ve şipsı, oh mis! Pasta diyince normal olarak herkesin aklına bildiğimiz pasta geliyor ama değil, bu bir mısır ekmeği. Sanırım Çerkeslerde İtalyanlık var, İtalyanlar da makarnaya pasta diyorlar. Çerkes pastası aslında aynı İtalyanların polentesi, Karadenizlilerin mısır ekmeği. Haluj zaten puf böreği, neredeyse her mutfakta vardır. Biz artık evde yapmaktansa Küçükyalı’daki Çerkes/Abhaz mutfağı Sılaşara’ya gidiyoruz. Haluk Bey ve Gülay Hanım bizi evlerinde gibi ağırlıyorlar, hatta aşağıda göreceksiniz annem mutfağa bile giriyor. Sılaşara Abhaz dilinde “Işığım” demekmiş. Bu bilgiyi de verdikten sonra buyrun sizi yemeklerle bırakıyorum.  Şimdiden afiyet olsun! 

Yazılıkaya Boğazkale Çorum

Son yıllarda beni bir Hititler merakı sardı. 2 sene önce Buket Uzuner‘in yazdığı Toprak – Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları kitabıyla bu merakım başladı. Biraz da utancımdan çünkü benim için keşfetmek nedense hep yurt dışı seyahatiydi. 2014 yılından beri fırsat buldukça Anadolu’yu geziyorum. Toprak’ı okuduktan sonra internetten araştırıp fotoğraflarını incelediğim Yazılıkaya’ya 2017 yılında gitmek nasip oldu. Karadeniz’i gezdiğim Bukla Tur ile bu sefer Çorum’a gittik. Hem trekking yaptık hem de HititLerin izini sürdük. Bu sefer gitmeden, yine bir Hitit hayranı ve araştırmacısı Mahfi Eğilmez‘in Hattuşa’dan Kaçış ve Anitta’nın Laneti kitabını okudum. Mahfi Eğilmez’in internet sayfasını mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. Hititler tarihini hikaye gibi anlatıyor ve harika bilgiler var. Muazzez İlmiye Çığ’ın Hititler ve Hattuşa İştar’ın Kaleminden kitabı da buradaki kazıları anlatan bir kitap. Son olarak çok basit bir dille bu bölgeyi anlatan rehber kitap Hitit Başkenti Hattuşa – Alacahöyük-Şapinuva‘yı buraları gezerken yanınızda bulundurun. Duvarlardaki kabartmaları teker teker anlatıyor. Ben de aşağıdaki fotoğrafların altlarındaki bilgileri bu kitaptan yazdım. Biz Boğazkale’deki Başkent Demiralan Hotel‘de kaldık, zaten çok da fazla opsiyonunuz yok. Çok konforlu bir konaklama beklemeyin ama mevcutun en …

Alâ Söğüş ve Meyhane Çeşme

Kasım 2016’da Veloturk Gran Fondo için Çeşme’ye gittiğimizde yarış sonrası Alâ Söğüş ve Meyhane’ye gittik. Çeşme Çarşı içinde minicik bir yer ama lezzet büyük. Sahibinin ismini hatırlamıyorum ama çok hoş bir hanımefendi ve mutfakta bizzat o var. Tabii böyle olunca çıkan mezeler ve yemekler çok lezzetli. Hayatımın ilk kuzu kelle söğüşünü burada yedim ve bayıldım. Ben sadece 2-3 foto çekmişim ama Alâ Söğüş instagram sayfalarından başka fotoğraflar aldım. Bizim gittiğimiz sezon kimseler yoktu ancak yazın gidecekseniz mutlaka rezervasyon yaptırın. Afiyet olsun… Alâ Söğüş & Meyhane 16 Eylül Mah. 3047 sok. 3/A Çeşme-İzmir Tel: 0 232 712 17 17      

Caddebostan Sahili’nde Piknik

Seneler önce DHL’in hediye ettiği piknik sepeti evimin baş köşesinde durur. Ancak gerçek anlamda 1 defa kullanmışlığım vardır. Nur ve Seçil ile Caddebostan Sahili’nde piknik yapmaya karar verince dedim, bu sefer onu da götürebilirim. Artık biliyorsunuz, benim Katunun önünde kocaman bir sepeti var. Bu sepet de tam ona uydu, hatta yanına bir çantacık daha koydum. Kozyatağı’ndan Caddebostan’a minnoş minnoş geldim. Sahil çok güzel, tadını çıkartmak lazım. Lütfen kalkarken tüm çöpleri kaldırın, çöp konteynırı doluysa en yakın boş konteynıra çöpünüzü atın. Bu sahil hepimizin, lütfen bulmak istediğiniz gibi bırakın. Görüşmek üzere…