All posts filed under: İSTANBUL

Sılaşara – İstanbul’da Çerkes Mutfağı

Anne tarafımdan Çerkes oldum için hayatım bir çerkes mutfağında geçiyor. Ancak çok basit ve lezzetli olmasına rağmen tabii her gün bu yemekler evde yapılmıyor. Çerkesler Kafkasyanın zor şartlarında, bir kaç malzeme ile çok lezzetli ve basit bir mutfak geliştirmişler. İtalya’da öğrendiğim kadarıyla zaten bir mutfak ne kadar basit olursa bir o kadar lezzetli oluyor. Çerkes pastası mısır ununun su ve tuzla karıştırılıp ekmek yapılmış hali. Bizim favorimiz, yanına da islenmiş çerkes peyniri ve şipsı, oh mis! Pasta diyince normal olarak herkesin aklına bildiğimiz pasta geliyor ama değil, bu bir mısır ekmeği. Sanırım Çerkeslerde İtalyanlık var, İtalyanlar da makarnaya pasta diyorlar. Çerkes pastası aslında aynı İtalyanların polentesi, Karadenizlilerin mısır ekmeği. Haluj zaten puf böreği, neredeyse her mutfakta vardır. Biz artık evde yapmaktansa Küçükyalı’daki Çerkes/Abhaz mutfağı Sılaşara’ya gidiyoruz. Haluk Bey ve Gülay Hanım bizi evlerinde gibi ağırlıyorlar, hatta aşağıda göreceksiniz annem mutfağa bile giriyor. Sılaşara Abhaz dilinde “Işığım” demekmiş. Bu bilgiyi de verdikten sonra buyrun sizi yemeklerle bırakıyorum.  Şimdiden afiyet olsun! 

Caddebostan Sahili’nde Piknik

Seneler önce DHL’in hediye ettiği piknik sepeti evimin baş köşesinde durur. Ancak gerçek anlamda 1 defa kullanmışlığım vardır. Nur ve Seçil ile Caddebostan Sahili’nde piknik yapmaya karar verince dedim, bu sefer onu da götürebilirim. Artık biliyorsunuz, benim Katunun önünde kocaman bir sepeti var. Bu sepet de tam ona uydu, hatta yanına bir çantacık daha koydum. Kozyatağı’ndan Caddebostan’a minnoş minnoş geldim. Sahil çok güzel, tadını çıkartmak lazım. Lütfen kalkarken tüm çöpleri kaldırın, çöp konteynırı doluysa en yakın boş konteynıra çöpünüzü atın. Bu sahil hepimizin, lütfen bulmak istediğiniz gibi bırakın. Görüşmek üzere…        

Sarıyer’de Sandal Sefası

Yine geçmişten bir yazı ile karşınızdayım. Ama çok tatlı bir gündü, mutlaka burada yerini alması gerekiyordu. 26 Kasım 2016 Pazar sabahı, benim bisiklet ekibi Uçan Tenekeler ilk önce Kadıköy’deki Beşiktaş İskelesi’nde, daha sonra tam kadro Beşiktaş’taki Üsküdar İskelesi’nde buluşup Sarıyer’e doğru yola koyulduk. İlk önce Beşiktaş’ta kahvaltı ettik. Kahvaltı ettiğimiz yer bol merdivenli ve bisikletleri alacak yeri olmayan bir kafe olduğundan biz de kendimizce çözümler bulduk, bakınız aşağıdaki fotoğraflar. Yol üstünde Yeniköy’deki Sedona Consept Bisiklet Cafe‘de kahve molası verdik. Maalesef Murat burada kendini iyi hissetmediğinden dolayı ayrıldı. Daha sonra onsuz devam edip Sarıyer Denizcileşme Merkezi‘ndeki sandalımıza vardık. Ne güzel değil mi? Sıfır karbon izi bırakan bir grubuz 🙂 Sandalla açılıp açtık rakıları, oh mis! Sohbet muhabbet harikaydı. 2-3 saat kaldıktan sonra döndük ve yine bisikletlerle, geldiğimiz yoldan eve döndük. Böyle “anlatılmaz yaşanır!” bir gün geçirmenizi diler, ne kadar keyifli olduğunu aşağıdaki videolardan izlemenizi tavsiye ederim. Basit hayat en güzeli, bisiklet ve sandal ve böyle tatlı dostlar! Görüşmek üzere…                                   …

21 Haziran 2017 – 3. Uluslararası Dünya Yoga Günü

Açık havada yoga yapmayı çok sevdiğimi daha önceki yoga yazılarımda okumuşsunuzdur. Bu sene üçüncü defa gerçekleşen 21 Haziran Uluslararası Yoga Gününü Kadıköy Belediyesi‘nin düzenlediği ve herkese açık olan etkinlikle kutladık. Kalamış Parkı’ndaki Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen yoga seansına ilgi yoğundu. Organizasyonun eğitmenleri İstanbul Yoga Merkezi‘nden gelmişler. Girişte bize bir de kitap hediye edildi. Yogadan sonra bir de meditasyon seansı yapılmış ama ben ona katılmadım. Bu sene Yoga Günü ramazan ayına denk geldiğinden yoga seansı sonrası iftar verildi. Bu arada İstanbul Yoga Merkezi ve Kadıköy Belediyesi ücretsiz yoga derleri veriyorlarmış. İYM’nin web sayfasında detayları bulabilirsiniz. Ben bu kadar kalabalıkla yoga ilk defa yaptım, değişik bir tecrübe oldu. Aynı etkilik NY’de onbinlerce kişi ile kutlanmış. Kadıköy Belediyesi’ne ve İYM’ye burada bir defa daha teşekkür ediyorum. Umarım seneye yine yaparlar, yine katılırız. Ona kadar değişik yerlerdeki yoga etkinliklerine katılmaya devam. Namaste!              

Caddebostan Sahili’nde Sandal Sefası

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, plansız programsız olarak biz de bu bayramı denizde kutladık, hem de Marmara Denizi’nde, yani evimizin önündeki denizde. Caddebostan Sahili’nden hiç denize girdim mi? Hatırlamadığıma göre girmemişim. 2 sene önce Sedef Adası’ndan girmiştim ama denizanası dolu olduğundan sayılmaz. Geçen sene niyet etmiştim ancak Kurbağalı Dere islah edildiğinden deniz çok pisti. Bu sene gayet temiz ve yüzülebilir. Mikrop falan diyeceksiniz şimdi ama onu bilemiyorum, bu yazıyı 10 gün sonra yazarken hala sağlam olduğuma göre bence bir sorun yok. Latta Volante ekibi sayesinde tanıştığım Hüseyin Kaptan’ın sandalıyla Kalamış Marina’dan çıktık. Sandalda motor yok, kollara kuvvet bütün gün sandalla gezdik. Hüseyin bisiklet kazası geçirmesine ve omuzu sakat olmasına rağmen bayağı kürek çekti ama ben de fena değildim. Sandalla gezmenin güzel yanı istediğiniz yerde durup denize giriyorsunuz, sonra hoop yola devam ediyorsunuz. Biz 3 yerde mola verdik, ilki sandalın merdivenini monte etmek için Fenerbahçe TCDD Tesisleri, birşeyler yemek için Caddebostan Balıkadamlar ve denize girmek için Kalamış Yelken Kulübü. Kışın Sarıyer’den açılıp sandalla gezip kürek çekmiştik. Onun keyfi de başka ama sıcak havada kürek çekip …

Bisikletli Gelin Alayı

Daha önceki yazımda yazmıştım, bisiklet grubum Latta Volante bu sene pek bereketli. 27 Mayıs 2017’de ikinci çiftimiz Ayşın ve Erkan evlendiler. Bu arada onların bisiklet maceralarını yazdıkları chicyclist bloglarını da takip etmenizi öneririm. Gelini evinden almak için ben, Murat, Hüseyin ve Özgün Ayşın’ın Göztepe’deki evinde buluştuk. Cumartesi İstanbul’un trafiği sıkışık olduğundan biz önde, gelin arabası arkada Kadıköy Evlendirme Dairesi’ne kadar beraber pedalladık. Bizim ülke bisikletli gelin alayına pek alışkın olmadığı için neden düdük çalarak bisiklete bindiğimiz pek anlaşılmadı ama olsun. İstanbul’da bisiklete binmek zor ama zevkli. Hele bir de benim gibi eğlenceli bir grubunuz varsa çok daha zevkli. Düğününüz varsa arayın, sizin gelin almasına da bisikletlerimizle gelelim. Görüşmek üzere …            

İstanbul Caz Festivali 2017 ve Kadıköy’de Gece Gezmesi

İstanbul Caz Festivali kapsamında Kadıköy’de düzenlenen Gece Gezmesi‘ne hep katılmak isterdim. Benim bisiklet ekibi Latta Volante’den Zühal mesaj atınca biz de hemen bilet aldık. 6 Temmuz 2017 Perşembe gecesi Kadıköy pek bir hareketliydi. Bileklerinde Gece Gezmesi bilekliği olanlar konserden konsere koşuyordu. Öncelikle tüm konserlere gitmeniz pek mümkün değil. Mesafeler bayağı uzak, ben bisikletle katıldım, size de tavsiye ederim. Ama tüm arkadaşlarınızın bisikletli olması lazım ki beraber gidin. Yoksa benim gibi önden gidip beklersiniz veya arkadaşınız bisikleti alıp önce o gider, sizi bekler. Olsun, Zühal ve Murat benim Katu ile tanışmış oldular. Hatta İKSV‘ye yazsam mı acaba, seneye organizasyon bisiklet ağı kursun, herkes bisikletle gezsin, nasıl fikir ama 🙂 Neyse, biz gelelim kimleri dinlediğimize. İlk önce Moda Sahnesi‘nde Big Beats Big Times konseri ile başladık. Bu yazıyı yazarken bile bu grubu dinliyorum, bayıldım. Daha sonra Kolektif İstanbul için Moda’daki Club Quartier‘e geçtik. Burada bayağı göbek attıktan sonra biraz da rock dinleyelim dedik ve Akmar Pasajı’nın oradaki Dorock XL‘de sahne alan Eskiz‘e gittik. İki headbang, sonra tekrar Club Quartier’e  Ceylan Ertem‘i dinlemeye gittik. Aşağıda her konserden onar saniyelik video …