Month: May 2015

Karanlığa Hoş Geldiniz!

Gayrettepe metro durağından geçerken mutlaka dikkatinizi çekmiştir, “Karanlıkta Diyalog”. 1,5 yıldır gideceğim, sonunda dün bu deneyimsel etkinliğe katıldım. Tamamen bir keşif olmasını istediğimden, gitmeden burası ile ilgili hiç bir şey okumadım. Karanlıkta Diyalog nedir? 1988 yılında Prof. Dr. Andreas Heinecke tarafından hayata geçirilmiş bir sosyal sorumluluk projesi. Heinecke bir radyo istasyonunda çalışırken görme engelli birisiyle tanışır. Önce acıma duygusu hisseder ve ne yapacağını bilemez. Kısa süre içinde anlar ki, görmeyen insanlar görenlere nazaran bir çok özelliğe sahipler. Bundan sonra insan karşılaşmalarındaki boşlukları, iletişimsizlikleri ortadan kaldırmak için ‘Karanlıkta Diyalog’ projesini başlatır. Dünya’da 130 şehirde, milyonlarca insan tarafından gezilen bu deneyimsel etkinlik Heinecke’ye bir çok ödül de getirmiş. Etkinlik Alanı Nasıl? Serginin girişinde size görme engellilerin kullandığı bastonlardan veriliyor. İçerisi karanlık olduğundan saat, cep telefonu, parlak mücevher gibi ışık yayan bütün eşyalar yasak. Bunları girişteki dolaplara bırakıyorsunuz. Yanınıza para almayı unutmayın, benden söylemesi 🙂 Karanlığa girince bir elinizde baston olmasına rağmen, insan doğası gereği, dengenizi bulmak için hemen diğer elinizi kaldırma ve el yordamıyla bir şeylere dokunma isteği geliyor. Buna engel olamıyorsunuz. Bu yüzden içeride ilerlerken genellikle sağınızda veya solunuzda bir …

“Hayır!” Diyebilmenin Dayanılmaz Hafifliği

Yapmak istemediğiniz bir şeye ne kadar sıklıkta “Hayır” cevabı veriyorsunuz? “Hayır” cevabını vermek neden bu kadar zor? Genellikle gazetelerin İnsan Kaynakları eklerinde bu konu işlenir ama ben iş hayatında değil, özel hayatta “Hayır!” diyebilmenin hafifliğine değineceğim. Kabul ediyorum, bizim kültürümüz de buna pek müsait değil. Öyle canının istemediği her şeye “Hayır, istemiyorum!” diyemiyorsun. Ayşe darılır, Nezihe Teyze alınır, Hakan’a çok ayıp olur gibi mazeretlerle istemediğimiz şeyleri yapabiliyoruz. Ancak ben net olarak istediğini ve istemediğini ifade eden kişilerden daha çok keyif alıyorum.   Peki ben nasıl davranıyorum? Eskiden nasıldım, şimdi nasıl vicdan azabı duymadan “Hayır” diyebiliyorum?    Öncelikle “Hayır!” cevabını verebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Kuzey Avrupa’da yaşamadığımızdan direkt “Hayır!” cevabı vermek çoğu durumda sevimsiz kaçabiliyor. Bana yapılan teklifi reddetmemin sebebini net olarak açıklayarak başlıyorum. Örneğin, bir dostunuz sizi cuma akşamı suşi yemeğe davet ediyor. Anlık geliştirdiği bir plan. Sadece ikiniz çıkacaksınız ve yemek yiyip eve döneceksiniz. Ama bir sorun var, siz cuma akşamını evde oturarak ve belki film seyrederek geçirmek istiyorsunuz. Hem suşiyi de o kadar sevmiyorsunuz. Eskiden olsa ık-mık eder, “Akşama konuşalım, belki gelirim” gibi net olmayan cevaplar verirdim. Gitmeye …

Hobi Olarak Parfüm Şişeleri

Son yıllarda moda olan akımlardan biri de ‘Parfüm kullanmamak’ veya Kilian markası gibi, özel üretim parfümler kullanmak. Ben senelerdir Code by Giorgio Armani kullanıyorum. Ancak giderek kullanmayı bıraktığıma göre, yakında ben de “Parfüm kullanmıyorum” diyenler kervanına katılacağım. Ama bu durum parfüm şişesi ile ilgili bir yazı yazmama engel değil! Size sevgili dostum Levent Almaç’ı ve onun eğlenceli hobisi, parfüm şişesi hobisinden bahsetmek istiyorum. İstanbul’un stresi üzerine bir de iş hayatımızın stresi eklenince herkes bir hobi edinerek kafayı dağıtmaya çalışıyor. Levent seyahat etmeyi çok seviyor. Yurt içi ve yurt dışı gezilerinde antika ve bit pazarlarına mutlaka uğrarmış. Gide gele gördüğü parfüm şişelerini toplayarak bu işe merak salmış. Daha sonra kaçınılmaz son, koleksiyoner olmuş. Bildiği kadarıyla Türkiye’de başka bir parfüm şişesi koleksiyoneri yok. Yurt dışını araştırınca, Amerika’da “Uluslararası Parfüm Şişesi Derneği” diye bir derneğe ulaşmış ve Türkiye’den ilk üye olmuş. Topladığı şişelerin sayısı çoğalınca evde yer kalmıyor. Levent de şişeleri internet üzerinden ve kermes satışlarında sergiliyor. Sadece antika parfüm şişesi satan bir antikacı Türkiye’de yok. Parfümün Dünya başkenti kabul edilen Fransa’nın Grasse kasabasında bir tane dükkan varmış. Levent’in koleksiyonundan bazı …