Month: August 2016

Permakamp’ta Güzel Bir Gün

Mayıs 2016’da bir Pazar günü Permakamp‘a gitmeye karar verdim. O gün sevgili Deniz Bağan Özoğul‘un bir yoga dersi olacaktı. Daha önce burayı hiç duymamıştım ancak doğa, börtü böcek çok sevdiğimden ve acemi bir yogini olduğumdan hemen yazıldım. Deniz maalesef o gün ders veremedi ama olsun, ben de Ayça Oğuş ile tanışmış oldum, o da çok güzel oldu 🙂 Permakamp yaklaşık 15 ailenin birleşip kurduğu bir kooperatif. Çocuklarını hafta sonları AVMlerde gezdireceklerine doğayla kaynaştırmayı hedefleyen bu ebeveynler, arama tarama sonucu Beykoz Öğümce Köyü’nde bir arazi kiralamışlar. İstersek ve kamp müsaitse hafta sonları belli bir ücret karşılığı bizler de buraya konuk olabiliyoruz. Sınırlı sayıda gönüllü de kabul ediliyor ama eğer gönüllü olacaksanız çalışmanız gerekiyor. Şimdi tabii buraya misafir olarak gelenlerin uyması gereken bazı kurallar var. Kahvaltıdan sonra Zafer Bey bizlere bu kuralları anlatıyor. İlk kural “Doğaya zarar vermemek” ve burası permakültür kurallarının uygulandığı bir kamp olduğu için neler yapıp neler yapamamamız gerektiği gibi detaylar anlatılıyor. Bu arada diğer bir tarafta kamp sakinleri ve gönüllüler görev dağılımı yapıyorlar. Ekim, dikim, onarım vs bir sürü iş var. Kamp fotoğraflarına bakarken …

Ladiko Plajı – Rodos

Rodos’ta kaldığımız 1 hafta boyunca en çok bu plajı sevdik. Hemen Anthony Quinn Plajı’nın yanında, yani gidiş aynı, koyun bir ucu Ladiko, diğer ucu Anthony Quinn olarak düşünebilirsiniz. Anthony Quinn çok küçük olduğundan dolu olunca biz burada güneşlendik. Deniz şahane, tam canım Ege Denizi! Ladiko ile Anthony Quinn işletmesi aynı olduğundan herhangi bir plajdan şezlong ve şemsiye kiralarsanız fişini atmayın, plaj değiştirmek isterseniz tekrar para ödemenize gerek yok. Burada da 2 şezlong ve 1 şemsiye 10 EUR. Tabii şezlong kiralamanıza gerek olmadığını da tekrar hatırlatmak isterim. Yunanistan’da sahiller herkese açık, isterseniz havlunuzu serip de plajda takılabilirsiniz. Ladiko’da deniz ürünleri servis eden bir taverna var. Fiyatlar her yerdeki gibi, mesela leziz ızgara ahtapot 6 EUR, biraz 3,50 EUR gibi. Ancak burada internet çalışmıyordu. Adanın genelinde internet olsa bile trafik yok. Yani var mı diye sorarsanız var ama sadece var, işe yaramıyor 🙂 Bu koyda kayalıklar olduğundan merkezden kalkan günübirlik dalış turları da buraya geliyor. Yunan Adaları’nı sevmemim en büyük sebebi etrafta sadece doğa var, çirkin çirkin ve sadece müteahhitini zengin etmek için yapılmış ucube evler, siteler, …

Agios Pavlos (St Paul) Plajı – Rodos

Şimdi size Rodos’un en tatliko plajlarından birisi Agios Pavlos, yani St Paul Koyu’ndan bahsedeceğim. Rodos marinadan yaklaşık 48 km uzaklıkta, Lindos’a yakın bir koy. Burasının hikayesi şöyle; Aziz Pavlos MS 57 yılında büyük bir fırtınadan, kayaların arasındaki ışığı görüp bu koya sığınmış. 1920 yılında St Paul’e ait bir ikona bulunuyor. 1951 yılında ise aşağıda fotoğrafını göreceğiniz minik kilise inşa edilip Aziz Pavlos Kilisesi adı veriliyor. Burada genellikle yabancılar evleniyormuş. Biz oradayken İngiliz bir çiftin nikah hazırlıkları vardı. Biz 2016 Temmuz, şeker bayramı döneminde gittiğimiz için hem Türk hem de diğer ülkelerden çok turist vardı. Bu plaj tıklım tıkış doluydu. Sabah çok erkenden gelip şezlong kapmanızı tavsiye ederim. Yoksa bizim gibi eşyalarınızı bir kenara bırakıp denize girersiniz. Tambakio St Paul Koyu’na gelip ayakta kalınca biz de bari yemek yiyelim dedik. Koyun tek lokantası Tambakio, yani Yunanca tabakhane demekmiş. 2. Dünya Savaşı’na kadar burası tabakhane olarak hizmet veriyormuş. Şimdi ise çok şirin bir lokanta, daha çok düğünlerin yapıldığı bir yer. Yine fiks menümüz greek salad ve ızgara ahtapot yedik. Bir de bu sefer meze tabağı aldık ve Mythos …

Stegna Kozas – Rodos

Rodos yazılarıma bir balıkçı tavsiyesi ile devam ediyorum. Biz burayı Ulmon uygulaması sayesinde bulduk ancak galiba bir Türk, bir yerlerde tavsiye etmiş olmalı. Bildiğiniz Arnavutköy’de bir balıkçıda gibiydik 🙂 Stegna Kozas Rodos merkezden 38 km uzaklıkta, Stegna Koyu’nda minicik bir balıkçı. Yunan Adaları’ndaki her işletme gibi bir aile işletmesi. Dede 1932’de kurmuş, şimdi baba kapıda arkadaşlarıyla demleniyor ve 3. nesil oğul (Dimirtis) servis yapıyor. Gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın, yoksa yer bulamazsınız, hatta 2-3 kişiyseniz deniz kenarındaki masalardan isteyin. Neler yedik, tabii bizim fiks menü greek salad, feta saganaki, ızgara ahtapot ve denizden ne balık çıktıysa balığı ve tabii ouzo Barbayannis! Masaya ilk ekmek, zeytin ezmesi geldi ve ben zaten bunlarla bile yaşayabilirim. Daha fazla ouzo içmek isterdim ama arabayı ben kullandığımdan içmedim. Hoş, Dimitris oda var, burada kalırsınız dedi 🙂 Tatlişko Yunanlılar ya! Sonunda bizdeki gibi müesseseden meyve tabağı geldi. Biz toplamda 48 EUR ödedik. Şimdiden sizlere afiyet olsun! Diğer ilginizi çekebilecek yazım: Anthony Quinn Bay Rodos

Anthony Quinn Plajı – Rodos

Kurban bayramı yaklaşıyor ve yine deniz, kum, güneş dönemine denk geleceği için muhtemelen bir çoğumuz Yunan Adaları’na gideceğiz. Belki de gidemeyeceğiz çünkü 15 Temmuz olaylarından sonra OHAL ilan edilince çoğu kişinin, özellikle yeşil pasaportu olanların yurt dışına çıkması yasaklandı. Bu yazıyı yazarken hala bu yasak devam ediyor. Neyse, belki başka bir zaman gidersiniz, ben yazayım da sonra bilmiyorduk etmiyorduk olmasın! Rodos Adası’nda bir çok film çevrilmiş, bunlardan biri de Navaron’nun Topları. 1961 yılında Anthony Quinn bu film için adaya gelince bu koyu çok beğeniyor ve Yunan hükumeti de bu koyu Anthony Quinn’e hediye edip onun adını veriyor. Daha sonra adada işler açılıyor sanırım ve Yunanlılar koyu kendisinden geri istiyor. Anthony Quinn mirasçıları ile Yunanlılar arasındaki dava hala devam ediyormuş. Bu bilgiyi Nereye Kaçsak blogundan aldığım bilgisini de buraya bırakayım 🙂 Yunanistan’da sahiller herkesin, yani orada şezlong var diye kiralamak zorunda değilsiniz. Havlunuzu serip siz de denizden yararlanabiliyorsunuz. Şezlong ve şemsiye kiralayacaksanız 2 şezlong ve 1 şemsiye fiyatı 10 EUR (2016 yaz fiyatı). Koyun orada temiz WC ve bir de büfe var. Fiyatlar gayet normal, amaç …

Hızır Kamp’ta Yoga Tatili

Eminim herkesin aklına Hızır Kamp diyince huzur geliyordur. 3-7 Ağustos 2016’da, Mey Elbi ve Devrim Akkaya‘nın yoga tatili için ilk defa Hızır Kamp’a gittim. Hem kamptan hem de yoga tatilinden bahsetmek istiyorum çünkü artık gideceğim yerler konusunda seçici olduğum için, buraya gitmekle nasıl doğru bir karar vermişim, anlatmak istiyorum. Hızır Kamp Google’a Hızır Kamp diye aratırsanız maalesef talihsiz bir kaza haberle karşılaşıyorsunuz ama bu sakın sizi yanlış yönlendirmesin. Zaten kamp sahipleri bu olayda suçsuz olduklarını ispat ettiler. Kamp tek kelimeyle bir harika! Kaz Dağları’nda Mehmetalanı Köyünde. Tarifi web sayfalarından bulabilirsiniz ama kısaca şöyle. Akçay’da Zeytinli Köyü’nden Kaz Dağları Milli Parkı sapağından sapıp yukarı çıkıyorsunuz, yaklaşık 2 km sonra Hızır Kamp’a varıyorsunuz. Orada 4 gece nasıl uçtu gitti, anlamadım. Öncelikle konaklama seçeneklerinden bahsetmek istiyorum. Nasıl konaklarsanız konaklayın, önceden kampa haber vermeniz ve 1 gecelik ödeme yapmanız gerekiyor. Yoldan geçenler alınmıyor ve kampta günübirlik konaklama seçeneği yok. Kendi çadırınızda, kampın çadırında, bungalov evde veya tuvaletleri olan taş-ahşap evde kalabiliyorsunuz. 2016 yılında radikal karar alıp kendime çadır aldığım için ben kendi çadırımda konakladım. Bana vadini en yukarı tarafında, …