Şu günlerdeki duygumu anlatacak ifade, Mutsuzluk ve Muz Kabuğu!

Her şeyin başı sağlık, tüm hayatım boyunca, çok üzüldüğüm anlarda hep kendime tekrar ettiğim şey ama bu dönemde daha bir arttı. Bu yazıyı 9 Nisan 2020 Perşembe günü saat 18:33’te, birden yazmaya başladım. Nasılsa bu blogu okuyan yok gibi bir şey, sadece ama sadece kendim için, günlük niyetine ve belki ilgilenen olur diye yazıyordum ancak 20 Mart 2020’yi 21 Mart 2020’ye bağlayan gece, sadece can sıkıntısından, evde oturmaktan sıkılmış olmaktan, İtalya’daki hayatıma korona karantinasından dolayı dönememiş olmaktan, hep Yeni Başlayanlar İçin İtalya blogumla ilgilendiğim için bu bloga da biraz özen göstereyim diye düşündüğümden bir değişiklik yapmak istedim. Ancak her şeyi berbat ettim. Çok üzgünüm ancak nasıl oldu, neden yaptığımı kendime bir türlü açıklayamadığım sebeple 2015’ten beri yazdığım yazılarım gitti. Tabii onlarla birlikte oraya koyduğum fotoğraflar da 😦 Şimdi tabii aman Allah dert vermesin diyeceksiniz ama oradakiler benim özenle gezdiğim, özenle fotoğrafını çektiğim anılarımdı. Mesela Rize’ye çay toplamaya gittiğimiz tatil … Ekmek yaptık, Sal Yaylasına çıktık, çay toplarken harika fotolar çektik … Mesela, Edirne’de üzüm toplayıp sonra kendi şarabımı yapma maceram … Ne güzel anılar vardı, hepsini oraya geçirmiştim ve hepsi silindi gitti.

Bu dönemde, karantinada evde oturduğumdan yapmak istediğim bir çok şeyi de yapmaya başladım, mesela meditasyon. Orada diyor ki, her şey aslında tam da olması gerektiği gibi oluyor. Yani, aslında benim 2015-2020 arasındaki yaşadıklarım silinmeli mi? Arada aklıma geldikçe içim cız ediyor ama diyorum, yine gezersin, yine aynı yerlere gidip foto çekersin ve yine yazarsın. Korona virüsten dolayı evlere kapandık, sanırım bütün dertleri, tasaları, kusurlarımızı, hatalarımızı, güzel ve başarılı yönlerimizi önümüze koyduk, ders alıyoruz. Bilmiyorum, ben spiritüel olarak bu karantina döneminden çok etkilendim. Maalesef hep pozitif olamıyorum ama olabildiğim kadar sakin olmaya çalışıyorum. Geleceğe yönelik iş planları, hobi planları yapıp neler yapabileceğimi düşünüp notlar alıyorum. Örgü örüp kitap okuyorum ve her gün 3-4 dostumu arayıp uzun uzun telefonda konuşup nasıl olduklarını öğreniyorum. Bence hepimize böyle şeyler iyi geliyor. Sonuça sürekli whatsapp üzerinden yazışıyoruz ama canlı konuşmanın yerini tutmuyor. Bir de Zehra Bural youtube kanalı kurmaya karar verdim. Bu yeniden gezeceğim yerlerde bu sefer youtube videoları çekeceğim. Ikigai ile ilgili kitaplar okudum ve benim güçlü yönüm bir şeyleri anlatmak. Bu blogu da tekrar yazacağım, umarım birileri okur ve hoşuna gider. Şimdilik sağlıcakla kalalım!