Mayıs ayının sonunda Başak ile yaptığımız ilk dersi burada yazmıştım. O yaptığımız eserler fırınlandı ve ikinci aşama olan sırlanma dersimize sıra geldi. Seramikleri sırlamak işin en zor ve sanatçının kendini gösterdiği yermiş. En azından ben öyle anladım. Hatta burada bir anımı anlatmak isterim. Bir gün Başak’ın evindeyiz, sehpa üzerinde de bir sürü obje var. Ben de aldım birini, içine meyvanın çekirdeklerini atıyorum.  Ay Başak sen bir kız, yok efenim o bilmem ne sanatçısının bilmem ne sırlı eseriymiş, çok değerliymiş. Seramik işini bilmediğimizden anlamadık tabii, ben öylesine bir kase sanmıştım. Neyse artık seramiklere daha farklı bir gözle bakıyorum. İkinci dersimizde yalnız değildik, Elakuş ve Elif de bizlere eşlik ettiler.  Yine hep beraber, sıcak İstanbul’da güzel bir gün geçirdik. Gelin, sırlama nasıl yapılıyor, fotoğraflarla anladığım kadarıyla anlatayım.

Şimdilik bu kadar, sırlanmış objelerin fırından çıkmış hallerini ben de çok merak ediyorum. Tabii onu da paylaşacağım. Şimdilik hoşçakalın!